Süper Kupa maçı bitti ancak yankıları uzun süre devam edecek gibi duruyor.

Aslında Süper Kupa maçını konuşmanın bir anlamı yok çünkü bugün ligin ikinci yarısı başlıyor ve Antalyaspor da Pazar günü Göztepe deplasmanında sahaya çıkacak.

Yani rüyadan uyandık ve artık işimize bakmalıyız.

Çünkü önümüzde Göztepe, Fenerbahçe ve Çaykur Rizespor gibi zor bir fikstür bulunuyor.

Bu ilk 3 haftanın ikisi deplasman ve Göztepe, Rize gibi ligde direkt rakibimiz konumundaki takımlar ile karışacağız.

Artık tüm konsantrasyonumuzu lige vermek zorundayız.

Çünkü ligin ikinci yarısı, ilk yarısına nazaran çok daha farklı ve zorlu geçecektir.

Bundan dolayı Süper Kupa maçı artık geride kaldı.

Önümüze bakmak zorundayız.

Nuri Şahin'in kadro tercihi yanlış mıydı?

Evet.

Antalyaspor'un penaltısı yendi mi?

Evet.

Penaltı atışları için tercih edilen oyuncular yanlış mıydı?

Evet.

Bunların hepsine katılıyorum.

Ancak net olarak şunu gördük ki; Antalyaspor olarak bu tür maçlarda daha fazla yer almalıyız.

Yani 20 yılda bir değil, her sene buraları zorlayan bir takım haline gelmeliyiz.

Çünkü gerek Türkiye Kupası finalinde gerekse Süper Kupa maçında tecrübe eksikliği yaşadık.

Heyecanlandık, stres yaptık, oyunun içine giremedik.

Böyle olunca da kaybettik.

Buraları ne kadar zorlayabilirsek, işte o zaman kupaları kaldırabiliriz.

Örneğin Nuri hoca kendisini uzatma dakikalarında oyuna alıp, penaltı atabilir miydi?

Evet olabilirdi. Belki işin seyri değişir hatta kendi attığı penaltı golü ile kupayı Antalyaspor'a getirerek bir ilke de imza atmış olurdu. Ama artık hepsi geride kaldı. Yeni bir gün, yeni bir maç ve yeni hedefler var önümüzde. Artık bunlara yoğunlaşmalıyız.