Serik’teki Sillyon, ‘Geleceğe Miras’ projesine dahil edilen antik kentlerden biri. Pamukkale Üniversitesi tarafından 2020 yılından bu yana kazılıyordu; fakat kazı, Geleceğe Miras projesiyle birlikte epeyce hızlanmışa benziyor. Sivil mimari örneği köy evlerinden birkaçı restore edilerek, şirin, güzel görünümlü, son derece havalı kazı istasyonları yapılmış mesela. 4 yıldır kazılan stadyum iyice ortaya çıkmış. Bir üst koddaki hamamda da kazı yapılıyor artık. Bu bahsettiğim yapılar Sillyon’un ‘aşağı kent’ diye anılan alt kısmında. Ciddi bir bitki temizliği yapılmış, antik yapılar, eserler iyice ortaya çıkmış. En azından bu kısmı rahat dolaşılır hale gelmiş. Ziyaretçi pek yok; ama kent, en azından misafirlerine hazır.

GİTMEYE DEĞER BİR GÜZELLİK
Yarısı çökmüş tiyatro, meclis binası, agora, kastron, tapınaklar, birkaç büyük kilise, erken döneme tarihlenin bir mescit gibi yapıların yer aldığı üst düzlük ise gözlerden oldukça ırak durumda. Tepsi gibi bir yer burası. Çok sayıda üstü açık sarnıç bu düzlüğü riskli hale getiriyor. Dikkatli dolaşın. Hatta yanınızda bölgeyi bilen, kenti tanıyan birileri bulunursa iyi olur. Fakat üst düzlüğe çıkmanıza, zaman geçirmenize değecek. Tertemiz bir hava, masmavi gökyüzü, bol ışık, envai çeşit çiçek, toprak kokusu, müthiş bir peyzaj, sarsıcı bir güzellik… 

AYDINLIK BİR KÖYÜN İNSANLARI
Sillyon’un eteğindeki köyün adı Yanköy. Güzel, modern, aydınlık bir köy burası… Köyün tek kafeteryası Sillyon’a gelen yolcuların soluklanma mekanı. Çayınızı yudumlarken köy sakinleriyle tanışıp sohbet edebilir, hatta yumurta, süt gibi ürünlerden alabilirsiniz. Yanlış anlaşılmasın. Öyle tezgah açmışlar da bu ürünleri satmıyor köylüler. Fakat sohbet ettiğiniz bir Yanköy sakinine süt, yumurta, yoğurt sorarsanız, “Biraz olması lazım” yanıtı alırsınız. Aklınızda bulunsun…

SARNIÇLARA ÖNLEM GEREKİYOR
‘Geleceği Miras’ projesi Sillyon’un şimdilik alt düzlüğüne uğramış, üst kata çıkmamış. Aşağıdaki yapılarda bilgi panoları, yön levhaları var. Fakat üst düzlükte birkaç pano hariç, hiçbir şey yok. O panolar da ilginç. Mesela ‘Granit Sütunlu Yapı’ diye yazıyor birinde. Bir başkasında da ‘Tonozlu Bizans Yapısı’. Ne kadar aydınlatıcı değil mi? Oysa tiyatro var, meclis binası var, kastron denilen bir nevi şato var, kiliseler var, tapınaklar var bu alanda. Hiçbirinin kenarında bir bilgi panosu yok. Yönlendirme levhaları, yerleşim planı da konulmamış. Dolaş, dolaş bul yani. Piyango gibi. Sarnıçların üstünün açık olması da başka bir problem… Yoğun bitki örtüsü altına saklanmış ya da fark edilmesi güç sarnıçları görmeyen birileri düşebilir. Ağzımızda yel alsın!

Bu camiye giriş yasak!

Işıklar’daki Karakaş Camisi, ünlü mimar Turgut Cansever’den Antalya’ya kalan bir mekan. Camiler için “Allah’ın evi” denir. Fakat “Allah’ın evi” Karakaş Camisi’nin çevresi jiletli tellerle çevrilmiş. Anlaşılan o ki, Diyanet’ten birileri, “Allah’ın evine” kimlerin girip, kimlerin giremeyeceğine karar vermiş. Yani fakirler, evsizler, kimsesizler camiye giremez. Gece sokakta kalmışsanız, “Allah’ın evine”, caminin bahçesine sığınamazsınız. Kimler girebilir camiye? “Allah’ın evinden” kimler faydalanabilir? Esnaf faydalanabilir mesela. Maaşlı bir işi olanlar faydalanabilir. Yeri yurdu, evi köyü belli olanlar kullanabilir. Kıyafeti düzgün, ayakkabısı boyalı olanlar gelebilir. Yani camiye gelenlerin karnının tok, sırtının pek olması gerekir. Böyle olmayanlar gelmesin, jiletleriz ha!

Whatsapp Image 2025 02 24 At 17.27.18

Whatsapp Image 2025 02 24 At 17.27.18 (1)