Antalyaspor Vakfı Başkanı Nafiz Tanır, dün Antalyaspor'un geleceği ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.
Öncelikle Antalyaspor Hasan Subaşı Tesisleri'nin uzun yıllardır süren bir mülkiyet sorunu bulunuyor.
Antalya'nın en özel ve güzel yerinde olan Hasan Subaşı Tesisleri için Antalyaspor Vakfı uzun zamandır hukuksal anlamda büyük mücadele veriyor.
Gerek Başkan Nafiz Tanır gerekse Turgay Soyer artık bu hukuk mücadelesinde sona gelindiğini ve uzun süredir devam eden mülkiyet sorununun biteceği müjdesini verdi.
Bu tesis Antalyaspor için son derece önemli. Gerek tesisi Antalyaspor'a kazandıranlara, bugüne kadar gelmesini sağlayanlara sonsuz teşekkürler. Umarım bu tesis ile ilgili mutlu sona ulaşırız…
Bununla birlikte dünkü basın toplantısının bir diğer önemli yanı ise şampiyon yüzücülerin de toplantı salonunda aileleri ile birlikte bulunmalarıydı.
Bizlere büyük gurur yaşatan sporcuları canı gönülden kutlamak gerekiyor.
Genç sporcular ileride gerek ülkemizi gerekse Antalya'yı ve Antalyaspor'u olimpiyatlarda mücadele ederek gururlandıracaklardır.
Antalya bu potansiyele sahip bir kent.
Bugün Avrupa şampiyonu olarak bizlere gurur yaşatan genç sporcular yarın olimpiyatlarda da bizlere büyük gurur yaşatacaklarına inanıyorum.
Şimdi gelelim Nafiz başkanın Antalyaspor'un geleceği ile ilgili açıklamalarına.
Nafiz başkan; toplantıda önemli konuya değindi.
Nafiz Tanır, Antalyaspor Anonim Şirketi'nin sermaye yapısının değişmesi gerektiğini söyledi. Bugünkü ekonomik koşullarda Antalyaspor'un bu şartlarda mücadele edebilmesinin mümkün gözükmediğini mutlaka Dernek ve Vakfın da içerisinde bulunduğu konsorsiyumda, bir yatırımcı ile yola devam etmenin daha mantıklı göründüğünü söyledi. Yani daha açık bir şekilde; Antalyaspor için bir yatırımcının bulunması, hisselerin bu yatırımcıya devredilmesi yani Antalyaspor'un bir şirket tarafından sahiplenilmesi ancak bu planlamada mutlaka dernek ve vakfın da dahil edilmesi gerektiğini belirtti. Ben ise kendisine itiraz ettim. Çünkü geçmişte buna benzer bir durum ile karşılaşılmış, o dönemin popüler işadamı olan Fadıl Akgündüz hisseleri yüzde 30 civarında satın almış, sonrasında başkasına devretmiş Antalyaspor ise hisse artırımına giderek zor da olsa bu hisseleri geri almayı başarmıştı.
Yani geçmişte benzer bir durumu olumsuz anlamda tecrübe etmiş bir kulüp için 'yatırımcı' konusu çok tehlikeli bir girişim olabilir.
Ancak bu konu tartışılmalı ve konuşulmalı mı? Evet katılıyorum. Bu konu sadece Antalyaspor'un değil hatta Antalya'nın önemli bir konusudur. Antalya'nın bu konuyu tartışması ve konuşması gerekir.
Bu karar, birkaç kişinin verebileceği bir karar asla olmamalıdır…