Zamanı çoktan gelmiş geçiyordu. Antalya'ya kadın belediye başkanı eli değmeliydi. Ve bu hamle nihayet yapıldı. Üç kadın belediye başkan adayı siyasi kimlikleri ile 'yarışta biz de varız' diyor. Şimdi ben işin siyasi tarafında değilim, bu üç hemcinsimin seçime hangi partiden girdikleriyle de pek ilgilenmiyorum. İlgilendiğim, Antalya yerel yönetimine talip olmaları ve adaylıkları ile bir ilke imza atmalarıdır. Bence burada atılan adım önemlidir. Ve bu üstlenilen siyasi bir misyondur. Öncelikle üç kadın adayı da kutluyorum.

* * *

Zira Antalya'nın bugüne kadar bir kadın belediye başkanı olmamış. Nedenini bilen var mı? Bence, ya partiler kadın aday çıkarmamış, ya da kadın siyasiler bu yürekliliği göstermemiş. Ama 31 Mart yerel seçimleri için, Antalya'nın üç ilçesine talip olan ve adaylıkları kabul gören Gaye Doğanoğlu, Gökçen Özdoğan Enç ve Hatice Sekmen ismini sıkça konuşacak ve çalışmalarını sahalarda takip edeceğiz. İddialı geliyorlar.

* * *

Onların avantajları kadın olmak. Çünkü şunu iyi biliyoruz, kadının olduğu yerde çağdaşlık, medeniyet, saygı, sevgi ve disiplin vardır. Kadının yönetici kimliği, ailede başlar. Ve kültürümüz, asırlardır anaerkil bir yapıya sahiptir. Aslında kadının doğasında var yönetmek ve idare etmek. Ne zaman tatlı sert, ne zaman demir yumruk olacağını iyi bilir kadın yönetici. Yönetirken öğretir, öğretirken de yönetir. Bu özelliği kadının doğasında vardır.

* * *

Üç kadın belediye başkan adayımıza şans diliyorum. Ve yineliyorum, seçime hangi partiden katıldıkları ve siyasi kimlikleri ile ilgilenmiyorum. Kadın olarak yerel yönetime talip olmaları ile ilgileniyorum. Bu toplum kadın başbakanı da, kadın valiyi de kadın belediye başkanını da gördü. Kadınlarımızın toplumun her kesiminde var olmaları, kendilerini kanıtlamaları ve öne çıkmaları elbette biz kadınları gururlandırıyor. Artık kadınlarımız kentlilik bilinci, eğitimleri, kabına sığmayan enerjileri ve üretime katkılarıyla toplumun olmazsa olmazları.

Neden 1 Nisan'da Antalya'nın da bir kadın belediye başkanı olmasın ki?