Bisiklete başlama sebeplerimden birisi de bisikletle yapılan kamplı yolculuklardı. Güneşi bir coğrafyada doğurup başka bir coğrafyada batırmanın; gördüğün her bir güzelliğin tadını çıkararak yol almanın hayalini kuruyorum. Bu göründüğü kadar kolay değil ama imkansız da değildir. Her ne kadar kamp hayatına hakim olsak da bisikleti bu hayata eklemek biraz zaman alacak. 2023’ün son sürüşünü şehirden kaçarak yaptık. Yeni yıla doğada girmek bizde artık bir ‘Soydan’ geleneği haline geldi ama bisikletsiz olmazdı. Arabamıza bisikletleri de atıp yola çıktık. Biraz gergindik, çünkü sonuç da bagaja bağlı iki bisikletle yol alıyorduk. Yol boyu bir gözüm hep dikiz aynasındaydı. İlk defa yol boyu rampa ve inişlere dikkat ettim çünkü bir gün bu yolu bisikletle geçeceğim. Keşke bisikletliler için rampa başlangıçlarına ve inişlere eğimi ve mesafeyi gösteren tabelalar koysalar ve en büyük korkularımdan biri olan tünellere de bir çözüm bulsalar. Çünkü sadece Kemer’e gidebilmek için 3 tane tünel geçmeniz gerekiyor.

Sorunsuz bir şekilde Karaöz’e ulaştık. Karaöz’den 4 kilometre toprak yoldan ilerleyip Korsan’a vardık. Yolun ormanlık tarafı bungalovların istilasına uğramış, burası da bir kaç yıla gelinmez olur.

Karaöz; Kumluca’ya gelmeden, Korsan Koyu ve Gelidonya Feneri ile ünlü şirin mi şirin, sakin mi sakin bir yer. Aynı zamanda Likya yürüyüş yolunun en keyifli parkurları arasında…

WhatsApp Image 2024-01-02 at 17.14.30

Hızlı bir kurulumun ardından hemen bisikletlerimize atlayıp daha önce defalarca geçtiğimiz bu yolları bisikletle deneyimledik.

WhatsApp Image 2024-01-02 at 17.14.28

Gelidonya Feneri’ne doğru rampa biraz sertleşiyor ve yol aşırı bozuk, aşırı taşlık. Direksiyonu tutmaktan bileklerim ağrıdı. Dönüp koyda vakit geçirdik.

WhatsApp Image 2024-01-02 at 17.14.30 (1)

İkinci gün erkenden bisikletlerimize atlayıp tura başladık. Gece biraz yağmur yağdığı için toprak yol biraz kaygandı. İlk hedefimiz Karaöz Sahili oldu. Her ne kadar mesafe kısa olsa da arazide bisiklet sürmek asfalttaki gibi olmuyor. Kısa bir molanın ardından artık asfalt yoldan Kargılı Dere’ye ulaştık. Burası da bir zamanlar favori kamp alanlarımızdan biriydi. ‘Hey gidi günler’ diyerek rampa çıkmaya devam ettik. Bu yol denize paralel olduğu için harika bir manzara eşliğinde ilerliyorsunuz ama çok dar ve virajlı olduğu için biraz tehlikeli.  Kargılı Dere’ye her kamp attığımızda bu yoldan koya birileri uçuyordu. O yüzden bu yolu neyle geçerseniz geçin çok dikkatli olun.

WhatsApp Image 2024-01-02 at 17.14.29

Anılarımızı da yad ettikten sonra bir sonraki durağımız Papaz Koyu oldu.  Burada biraz molayı uzun tuttuk çünkü rampalar canımıza okudu.

Sonra istikamet Mavikent plajı oldu. Son dik bir iniş gerçekleştirdik. Bu inişin çok pis bir çıkışı olacaktı. Burası da sakin, huzurlu bir plajdır. Bir tarafta karavancılar vardı, hatta onlar da bisiklet getirmişlerdi ve bizim önümüzden pis rampayı tırmanmaya başladılar.

Biraz dinlenip dönüş yoluna geçtik. İki tane çok sağlam rampa çıktık hatta biraz da yürüdüm.  Yolun uçurum tarafından sürdüğümüz için uçmayı göze almak istemedim. Buna rağmen dönüş yolunu daha hızlı bitirdik. Karaöz’de son bir mola daha verip kamp alanına döndük.

WhatsApp Image 2024-01-02 at 17.14.30 (2)